Karamanoğulları

on üçüncü asırda Konya ve havalisine hakim olup, 1487 senesine kadar devam eden büyük Türk beyliği. Karaman aşireti, Oğuzların Avşar boyuna mensuptur.

Türkiye Selçuklu Sultanı Birinci Alaeddin Keykubad (1219-1237), Türkmen aşiretlerini Bizans ve Kilikya hudutlarına yerleştirmişti. Bu sırada, 1228 senesinde Kilikya, Ermenilerden alınınca, Ermenek taraflarına da Karaman aşireti yerleştirildi. O zaman Karaman aşiretinin beyi Sa'deddin oğlu Nure Sufi idi. Türkmenler üzerinde nüfuz sahibi olan Nure Sufi, Hıristiyanlara ait yerleri zaptederek topraklarını genişletti. Ölüm tarihi bilinmeyen Nure Sufi'den sonra oğlu Kerimüddin Karaman aşiret beyi oldu. Bu sıralarda Türkiye Selçukluları Devleti, Moğol-İlhanlıların kontrolüne girmişti.

Karaman Bey; Ermenek, Mut, Gülnar, Mer'a ve Silifke kalelerini muhasara etti. Ermenek'i ele geçirdi. Sahib olduğu topraklarda serbestçe hareket ediyordu. Bundan dolayı Türkiye Selçuklu Sultanı Dördüncü Kılıç Arslan, Karaman Beyin hadise çıkarmasından çekinerek ona, Larende (Bugünkü Karaman) Kalesini ikta olarak verdi. Aynı zamanda kardeşi Bunsuz da, Selçuklu Sultanının sarayında "candar" yani muhafız olarak vazifelendirildi. Fakat uç beylerinden bazılarının cezalandırılmasından endişelenen ve bir gün sıranın kendilerine geleceğini düşünen Karaman Bey, beraberinde kardeşi Zeynül-Hac ve Bunsuz olduğu halde 20.000 kişilik bir kuvvetle Konya üzerine yürüdü. Ancak Gevele Kalesi önünde yapılan muharebede Selçuklu Veziri Muinüddin Pervane, Karamanlıları mağlub etti. Karaman Beyin kardeşleri Zeynül-Hac ve Bunsuz yakalanarak Konya'da idam edildi.

Karaman Beyin, 1262 senesinde vefatı üzerine Sultan Dördüncü Kılıç Arslan, bunun oğullarını Gevele Kalesine hapsettirdi ise de, Vezir Muinüddin Pervane'nin müdahalesi ile serbest bıraktı. Kardeşlerden en büyüğü olan Şemseddin Birinci Mehmed Bey, Ermenek tımarına sahib olarak Karaman Beyi oldu. Mehmed Bey, aşiret reisi olduktan bir süre sonra isyan eden Hatiroğlu ile birleşerek Selçuklulara karşı faaliyete geçti ve Bedreddin Huteni komutasında üzerine gönderilen Selçuklu-İlhanlı ordusunu Göksu Derbendinde, ani bir taarruzla bozguna uğrattı. Daha sonra Konya üzerine yürüyerek, Cimri lakabı verilen Alaeddin Siyavuş'u Selçuklu sultanı ilan etti. Mehmed Bey, yanında Alaeddin Siyavuş olduğu halde, 1277 senesi Mayıs ayının on ikisinde Konya'ya girdi ve Siyavuş'un veziri oldu. Toplanan divanda Türkçeden başka dil kullanılmamasına karar verdi. Bir süre sonra Akşehir ve civarında Sahib Ataoğulları idaresindeki bir orduyu yendi. Bu sefer dönüşü Konya'ya sokulmayan Karamanoğlu Mehmed Bey, Ermenek'e çekilmek mecburiyetinde kaldı. Bu sırada Sahib Cüveyni komutasındaki Selçuklu-İlhanlı ordusu Konya'ya geldi. Bu ordu ile yaptığı çarpışmada yakalanarak bazı kardeşleri ile birlikte öldürüldü (1277). Bu hadise bir süre için Karamanlıları sindirdi.

Mehmed Beyin yerine kardeşi Güneri Bey geçti. Bu da, Selçuklu şehzadeleri arasındaki saltanat mücadelesinde büyük rol oynadı. Güneri Bey, 1286 senesinde Tarsus üzerine yürüdü. Aynı sene İlhanlılar, Larende ve havalisini tahrib ettiler. Güneri Bey, dağlara çekildi. Karamanoğulları, bu tarihten sonra Moğollarla bazan anlaştılar, bazan savaştılar. Güneri Bey 1300 senesinde vefat edince, yerine kardeşi Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, 1308 senesinde Ermenilerle savaşırken öldü. İki oğlu arasında çıkan ihtilaflar, beyliğin birliğini sarstı ve beylik, Memluklerin tesir sahasına girdi. Bu sırada beyliğin başına Yahşi Bey geçti. Yahşi Bey zamanında Karamanoğulları, tekrar Konya'ya hakim oldu. Anadolu beylerinin kendi başlarına hareket etmeleri üzerine, İlhanlı Valisi Emir Çoban idaresindeki Moğol ordusu, Anadolu'ya girdi (1314). Emir Çoban, Konya'yı Karamanoğullarının elinden aldı. Yahşi Beyin ölümü üzerine Karamanoğullarının başına Bedreddin Birinciİbrahim geçti.Karamanlılar bunun zamanında da Konya'ya hakim oldular. Bedreddin İbrahim 1319 senesinde Tarsus Ermenileri üzerine sefer düzenleyerek bazı yerleri ele geçirdi. İlhanlıların Anadolu Valisi Timurtaş'ın 1327 senesinde Mısır'a kaçması üzerine, diğer Anadolu beyleri gibi Karamanoğulları da serbestçe hareket etmeye başladılar.

İlhanlıların çöküşü ile Karamanlılar hudutlarını genişletmeye devam ettiler. 1328 senesinde Gevele Kalesine kadar ilerlediler. Beyşehir'e hakim oldular. 1333 senesinde Birinci İbrahim Bey, beylikten çekilerek yerini, kardeşi Alaeddin Halil Beye bıraktı. Bu beyin vefatından sonra, yeniden Birinci İbrahim Bey Karamanlıların başına geçti. Ölümü üzerine yerini oğullarından Fahrüddin Ahmed bey aldı. Beyliği çok kısa süren Ahmed Bey, Moğollar ile muharebe ederken öldü (1350). Bundan sonra kardeşleri Süleyman ve Şemseddin beyler kısa süreler ile başa geçtiler. Karamanoğulları Beyliğinde bu iki kardeşi, Burhaneddin Musa Bey takib etti. Bu bey, hastalığı yüzünden Seyfeddin Süleyman ile Karaman Beyi Larende'ye göndererek kendisi Mut'a çekildi. 1356 senesinde Musa Beyin yerine Süleyman Bey geçti. Beş sene kadar saltanat süren Süleyman Bey, Sivas Emiri Eretnaoğlu Mehmed Bey tarafından bir hileyle öldürüldü(1361). Bundan sonra Ebü'l-Feth lakabını taşıyan Alaeddin Ali Bey Karamanlıların başına geçti.

Alaeddin Ali Bey, başa geçer geçmez Osmanlılarla münasebet kurdu. Ali Bey, faal, mücadeleci ve azim sahibi bir hükümdardı. Osmanlı Sultanı Murad Hüdavendigar'ın kızı Nefise Sultan ile evlenerek iki sülale arasında akrabalık tesis etti. Osmanlıların Anadolu'ya yayılmalarından ve beylikleri elde etmelerinden çekinen Alaeddin Ali Bey, Eretnaoğulları ve diğer Türk beyleri ile bir ittifak kurma gayretine düştü. Fakat Sultan Birinci Murad'ın aldığı yerinde tedbirler bu gayretleri neticesiz bıraktı. Alaeddin Ali Bey, daha sonra Kıbrıslıların elinde bulunan Gorigos (Kız Kalesi) üzerine yürüdü ve kaleyi muhasara etti. Kendisini bu sefere teşvik eden Moğol kumandanı Yelboğa Nasıri'nin muhasara sırasında ölümü üzerine, Karamanlılar muhasarayı kaldırarak geri çekildiler. Alaeddin Ali Bey, daha sonra komşu beyliklerin arazisinden bazı yerleri zaptetti. 1376 yılında Kayseri'yi muhasara edince, Eretnaoğlu Ali Bey Sivas'a çekildi. Fakat Eretnaoğlunun veziri Kadı Burhaneddin, Alaeddin AliBeyi geri çekilmek zorunda bıraktı.

Alaeddin Ali Bey, kayınpederi ve Osmanlı Sultanı Birinci Murad Hanın, Rumeli'de fetihlerde bulunmasından faydalanarak, Osmanlılara ait olan Beyşehir'i ele geçirdi. Bunun üzerine Rumeli'denAnadolu'ya geçen SultanMurad Han, yaptığı muharebede Karamanoğullarını mağlub ederek, Konya'yı muhasara etti ise de, Kızı Nefise Hatunun ricası ile aldığı yerleri iade ederek barış yaptı (1386). Bu sulh, 1389 senesinde Sultan Murad Hüdavendigar'ın Kosova'da şehid olması üzerine Karamanlılar tarafından bozuldu. Alaeddin Bey, tekrar Osmanlı topraklarına girdi. Bu durum karşısında Osmanlı sultanı olan Yıldırım Bayezid Han, Batı Anadolu'ya geçerek, Saruhan, Aydın ve Menteşe beyliklerini Osmanlı topraklarına ilhak ettikten sonra, Karamanoğlu Alaeddin Ali Beyi mağlub ederek tekrar sulhe mecbur etti. Daha sonraki senelerde, Timur Hanın Doğu Anadolu'ya hakim olmasıyla, Alaeddin Ali Bey, ona tabi oldu. İki düşman arasında kalan Kadı Burhaneddin, Karamanlılara karşı harekete geçti ve 1396 senesinde Konya önlerine kadar gelerek, beylik topraklarının bir kısmını ele geçirdi. Bu hadiseden iki sene kadar sonra Alaeddin Ali Bey, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid Hanın Rumeli Seferinde olmasından faydalanarak, tekrar Osmanlı topraklarına girdi ve Ankara'ya baskında bulundu. Bu olay üzerine Yıldırım Bayezid Han, büyük bir ordu ile Karaman seferine çıktı. Arpaçay Muharebesinde Karaman ordusunu bozguna uğrattı. Alaeddin Ali Beyin Konya'ya sığınması üzerine, Yıldırım Bayezid Han Konya'yı muhasara etti. On günlük bir muhasaradan sonra Konya halkı, şehri Sultan Bayezid'e teslim etti. Alaeddin Bey, yakalanarak öldürüldü. Böylece Karaman Beyliğinin toprakları Osmanlılara geçerek beylik sona erdi (1398). Yıldırım Bayezid, kız kardeşi Nefise Hatun ile iki oğlu Ali ve Mehmed Beyleri Bursa'ya gönderdi. Bu iki kardeş Ankara Savaşı sonuna kadar burada kaldılar.

Yıldırım Bayezid'in 1402'de Ankara Savaşında Timur'a yenilmesi üzerine, Karamanoğullarından Mehmed ve Ali Bey Bursa'da hapisten çıkarıldı. Timur Han, Karaman Beyliğinin başına Alaedin Beyin büyük oğlu Mehmed Beyi geçirdi. Kardeşi Ali Bey, ona tabi olarak Niğde emiri oldu. Mehmed Bey, fetret devrinde Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht mücadelelerinden istifade etmesini bildi. Sultan Çelebi Mehmed Hanın müttefiki Germiyanoğlu Yakub Beyin arazisine girdi. Bursa üzerine yürüyüp şehri tahrib etti (1413). Buna karşılık olarak Çelebi Mehmed Han da, Karamanoğulları arazisine girdi ve 1414 senesinde Konya önlerinde Mehmed Beyi mağlub etti. Mehmed Bey, çok geçmeden tekrar Osmanlı topraklarına girdi. Fakat Bayezid Paşa karşısında bozguna uğrayıp, esir düştü. Sultanın huzuruna getirilen Karamanoğlu Mehmed Bey özür dileyince, 1415 senesinde sulh yapıldı. Antlaşmaya göre, Osmanlılar, zaptettikleri Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir'e hakim oldular.

Ramazanoğlu Ahmed Bey, Timur Hanın Anadolu'da bulunduğu sırada, Karamanoğullarına ait Tarsus şehrini ele geçirip, Memluk Sultanı Melik Müeyyed Şeyh adına hutbe okuttu. İki sene sonra Mısır ve Şam emirleri arasındaki ihtilaftan istifade eden Mehmed Bey, oğlu Mustafa Bey kumandasında bir ordu ile Tarsus'u tekrar ele geçirdi. Bu durum Memluk Sultanıyla arasının açılmasına sebeb oldu. Memluk Sultanı Müeyyed, oğlu İbrahim kumandasında bir orduyu Anadolu'ya gönderdi. Mehmed Bey, Memluk kuvvetlerinin Niğde, Konya Ereğlisi ve Larende'yi zabtetmesi üzerine Taşeli'ne kaçtı. Karamanoğulları toprakları Memluk Devletinin himayesinde olarak Mehmed Beyin kardeşi ve Niğde emiri Ali Beye verildi. Bu hadiselerden sonra Karamanoğlu Mehmed Beyin Kayseri'yi ele geçirme teşebbüsü neticesiz kaldı. 1420 senesinde yapılan muharebede, Ramazanoğlu Nasıreddin Mehmed Bey tarafından esir alınarak Kahire'ye gönderildi ve burada hapsedildi.

Mehmed Beyin büyük oğlu İbrahim Bey, Osmanlılara sığındı. Osmanlıların yardımı ile Konya ve Larende'yi ele geçirdi. Amcası Ali Beyi tekrarNiğde'ye çekilmek zorunda bıraktı. Osmanlıların, Karamanoğullarının iç işlerine müdahalesini hoş karşılamayan Memluk Sultanı, Mehmed Beyi serbest bıraktı. Mehmed Bey, başa geçer geçmez, Osmanlılara karşı cephe aldı. Hamidoğlu Osman Bey ile anlaşarak Antalya üzerine bir sefer düzenledi. Antalya Muhafızı Hamza Bey şehri kahramanca müdafaa etti. Muhasara sırasında Mehmed Bey isabet eden bir top güllesiyle öldü (1423). Bu sefere katılan İbrahim Bey, babasının cenazesini alarak Larende'ye çekildi. Kardeşi Alaeddin Ali Bey ise, Antalya'ya sığındı. Böylece ikinci defa Karaman tahtına çıkan İbrahim Bey, Osmanlıların yardımı ile amcası Ali Beyi tekrar Niğde'ye çekilmeye mecbur etti. Fakat daha sonra Osmanlılarla olan dostluğu bozdu. Kendisini kuvvetli hissedince beyliğin üzerindeki Memluk nüfuzuna da son verdi. Memlukler, Isa Beyi kardeşi İbrahim'e karşı destekledilerse de muvaffak olamadılar. Isa Bey, Kahire'ye kaçtı. İbrahim Beyin zamanında Karamanoğulları en parlak devirlerini yaşadılar. Osmanlılar aleyhine ittifak yapan İbrahim Bey, 1433 senesinde Macarların Osmanlılara saldırmasını fırsat bilerek Beyşehir'i aldı. Osmanlı sultanı, Rumeli'de Macarları yendikten sonra Karamanoğlu İbrahim Bey üzerine yürüdü. Konya'ya kadar birçok şehri zaptetti. İbrahim Beyin sulh isteği, 1453 senesinde aldığı yerleri geri vermek ve bir daha antlaşmaya aykırı harekette bulunmamak şartıyla kabul edildi.

Diğer taraftan, Memluk Sultanlığı ile Dulkadiroğulları arasındaki ihtilaftan faydalanan İbrahimBey, Kayseri'yi ele geçirdi. Bu durum Osmanlılarla Memluklerin arasını açtı. Kayseri'den sonra Osmanlı topraklarına giren ve Amasya Kalesini muhasara eden İbrahim Beye karşı Sultan İkinci Murad Han, kendisinden yardım isteyen Dulkadiroğlu Süleyman Beye yardımcı kuvvet gönderdiği gibi, Tokat sancak beyine de bu kuvvetlere katılarak Kayseri'yi zaptetmelerini emretti ve şehir 1436 senesinde alındı. Bundan sonra İbrahim Beyin kardeşi olan ve Osmanlıların yanında bulunan Isa Bey, Karaman arazisine yaptığı akınlarda Akşehir'i ele geçirdi. Karamanoğlu üzerine yapılan akınların birinde Isa Bey öldü. 1437 senesinde İbrahim Beyin Osmanlı Devleti ile sulh yapması üzerine Anadolu'da sükunet hasıl oldu.

İbrahim Bey, 1444 senesine kadar OsmanlıDevletine karşı hiçbir harekette bulunmadı. Fakat Osmanlılar Sofya'ya kadar inen Haçlı kuvvetlerini karşılamaya gittiklerinde, Osmanlı Devletini arkadan vurmakta da tereddüd etmedi. Karamanoğlu kuvvetleri Ankara ve Kütahya'ya kadar olan yerleri tahrib ettiler. Sultan Murad Han, Macarları mağlub ettikten sonra, Anadolu'ya geçerek Karamanoğulları üzerine büyük bir sefer düzenledi. İslam aleminde suçlu duruma düşen ve çaresiz kalan İbrahim Bey, yemin vermek suretiyle ağır şartlar altındaOsmanlı Devleti ile sulh yaptı. Bu ahidnamede İbrahim Bey, her sene bir oğluyla kendi askerini Osmanlı Devlet hizmetine göndermeyi taahhüd ediyordu. Edirne-Segedin antlaşması bozulup, Haçlıların taarruz ederek Varna önüne geldikleri zaman, İbrahim Bey yeminine sadık kalarak, antlaşmaya aykırı bir harekette bulunmadı. İkinci Kosova Savaşında (1448) Haçlılara karşı Osmanlı ordusuna yardımcı kuvvetler gönderdi.

Hıristiyanlara karşı yapacağı bir seferin, üzerindeki kötü intibaı sileceğini hesaplayan İbrahim Bey, henüz Kıbrıslıların elinde bulunan Gorigos'a taarruza karar verdi ve 1448 senesinde Gorigos'u fethetti. 1451 senesinde Osmanlı tahtına Sultan İkinci Mehmed Hanın geçmesi, İbrahim Beye yeni ümitler vermişti. Fakat Sultan Mehmed'in Karaman üzerine yürümesi onu tekrar barışa mecbur etti. İstanbul'un fethi hazırlıkları sırasında Karamanoğulları Venediklilerle ticaret antlaşması yaptılar. Hakikatte antlaşmada zikredilen düşman, Osmanlı Devletiydi. İbrahim Bey, 1456 senesinde Tarsus, Adana ve Külek taraflarını ele geçirmek için sefer düzenleyince, Memlukler, bir ordu göndererek Karaman topraklarını tahrib ettiler. İbrahim Bey, Fatih Sultan Mehmed'in Kastamonu ve Trabzon seferlerinde, antlaşma gereğince oğlu kumandasında asker yolladı (1461).

İbrahim Beyin son günleri ızdırap içinde geçti. Oğulları sağlığında Karaman tahtına geçebilmek için, mücadeleye başladılar. İbrahim Bey, büyük oğlu İshak Beyi veliaht ve İçel valisi yapmıştı. İshak Bey, babasının sağlığında idareyi bizzat ele aldı. Fakat, taht mücadelesinde babasıyla beraber Kavala Kalesine çekildi. Diğer oğlu Pir Ahmed, Konya'da hükümdarlığını ilan etti. Bu sırada İbrahim Bey, Kavala'da öldü. İshak Beye rakib olarak Pir Ahmed'in çıkması; Osmanlı, Memluk ve Akkoyunlu devletlerinin, beyliğin iç işlerine karışmalarına sebeb oldu. Neticede Pir Ahmed, Osmanlıların yardımını sağlayarak Antalya Valisi Hamza Beyin kuvvetleriyle Karaman'a girdi. İshak Bey, yenilerek Silifke'ye çekildi ve yardım için Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitti. Pir Ahmed, Karamanoğullarının başına geçince, Osmanlılara yardımları karşılığında Beyşehir ve Ilgın'ı verdi. Fakat Ahmed Beyin bir süre sonra Akkoyunlu ve Venediklilerle anlaşması, Fatih Sultan Mehmed Hanın Karaman üzerine sefere çıkmasına sebeb oldu. Osmanlı kuvvetleri Konya'yı aldı. Ahmed Bey, Larende önlerinde Mahmud Paşaya yenilerek Tarsus'a kaçtı. Fatih SultanMehmed, oğlu Şehzade Mustafa'yı Karaman vilayetine tayin etti ise de, Karaman'ın yerli halkı beylerine sadıktı. Pir Ahmed Bey, kardeşi Kasım Beyle barışarak Karaman Beyliği için beraberce mücadele etti. Akkoyunlu Uzun Hasan ve Venediklilerin teşebbüsleri, Karaman topraklarının Osmanlılar tarafından ele geçirilmesini önleyemedi. Osmanlılar, Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan'ı yendikten sonra, Karamanoğlu topraklarına tamamiyle sahib oldu. Gedik Ahmed Paşa, önce Ermenek, sonra da Mennan Kalesini ele geçirdi ve Silifke'yi zaptetti. Şehzade Mustafa da Develi-Karahisar'ı teslim aldı. Bu sırada Pir Ahmed öldü ve Karamanoğullarının başına Kasım Bey geçti. Kasım Bey devrinde bütün mücadelelere son verildi.

Karaman valiliğine gönderilen Şehzade Cem Sultan, Karaman beyleri ile dostluk tesis ederek onların kalbini kazandı. Karamanoğullarının son varisi olan Kasım Bey, Karaman valisi tayin edilen Şehzade Cem Sultan ve Sultan İkinci Bayezid Han ile anlaşarak Osmanlı himayesinde ölüm tarihi olan 1483 Şubatına kadar İçel taraflarında hüküm sürdü. Onun ölümü ile Karamanoğulları Beyliği sona erdi. Kasım Beyin damadı Turgut'un oğlu Mahmud Bey, 1487 senesine kadar İçel'de sancak beyliği yaptı. Onun beyliği yeniden ihya etme faaliyetlerine karşılık üzerine kuvvet gönderildi. Karşı duramayan Mahmud Bey tutunamayıp, Memluklere sığındı, Karamanoğulları toprakları Sultan İkinci Bayezid devrinde bütünüyle Osmanlı Devleti sınırları içine alındı.

Karamanoğulları, Anadolu beyliklerinin, Osmanoğullarından sonra en mühimi, en büyüğü, en kudretlisi ve en devamlısıdır. Konya'yı yani Türkiye Selçukluları'nın merkezini elinde tutan Karamanoğulları, kendilerini Selçukluların halefi saymışlardır. Fakat Osmanoğullarının, manevi, siyasi ve jeopolitik durumları, gazalarının kazandırdığı itibar ve hükümdarlarının emsalsiz dehası karşısında bu iddiaları hayalden öteye gidememiştir. Karaman-Türkmen Beyliği, 1250 senelerinden 1487 yılına kadar yaklaşık iki yüz otuz yedi sene hüküm sürmüştür.

Kültür ve medeniyet: Karamanoğullarının siyasi ve ticari ehemmiyeti memleketlerinin coğrafi durumuna göreydi. Bunlar kuvvetli düşmanları karşısında sarp yerlere çekilerek korunurlar, tehlike geçince tekrar İçel ve Larende taraflarına gelirlerdi. Karaman Beyliğinin ilk hükumet merkezi Ermenek'ti. Sonraları toprakları genişleyince Larende kasabasını uzun müddet merkez olarak kullandılar. Konya'yı elegeçirince devlet merkezini buraya taşıdılar. 1463 senesinde Konya Osmanlılara geçince, Larende'yi tekrar merkez yapan Karamanoğulları ikiye bölündü. Bu zamanda muvakkat olarak Niğde ve Silifke'yi de hükumet merkezi yaptılar. Karamanoğullarında, memleketin bütünü baştaki bey ile ailenin diğer fertleri tarafından idare edildiğinden, bu beylikte hükümranlık aileye münhasır idi ve beylerinin resmi ve umumi bir ünvanı yoktu.

Şehabeddin Ömer, Mesalik-ül-Ebsar isimli eserinde, 14. asrın ilk yarısında, Karamanoğulları'nın 25.000 atlı ve 25.000 yaya askeri olduğunu kaydetmiştir. Bunlardan başka aşiret kuvvetlerinden de faydalanmışlardır.

Geçitler vasıtasıyla Konya'ya ulaşan ticaret yollarını kontrol eden Karamanlılar, Ceneviz ve Kıbrıs tacirlerinden aldıkları vergiler ile mühim bir gelir temin ediyorlardı. Lamos, Silifke, Anamur ve Manavgat gibi kendilerine ait limanlardan tahsil ettikleri gümrük resmi de belli başlı gelirlerindendi.

Karamanoğullarının Ermenek, Anamur, Larende, Aksaray, Niğde ve Konya'da inşa ettirdikleri mimari eserler, Selçuklu sanatının takibçisi olduklarını göstermektedir. Karaman'da Nefise Sultan tarafından Mimar Numan bin Hoca Ahmed'e yaptırılan Hatuniye Medresesi, Selçuklu mimari tarzının özelliklerini taşır. Yine Karaman'da 1388 senesinde yaptırılan Alaeddin Bey Kümbeti, kesme taştan on iki köşeli olup, üzeri yivli konik bir külah ile örtülüdür. Bu eser, Selçuklu mimarisi tarzından farklı bir üslupla yapılmıştır. Karamanoğulları ayrıca birçok yerde cami, medrese, han ve kervansaraylar inşa ettirmiştir. Niğde'de Ak Medrese, Zinciriye Medresesi, Aksaray Ulu Cami; Karaman'da İbrahim Bey İmareti, Nefise Sultan Camii, Aktekke Camii; Ermenek'te Havasıl Camii ile Ulu Cami ve Tol Medrese; Konya'da Nasuh Bey Dar-ül-Huffazı, Has Bey Dar-ül-Huffazı ve Hasbeyoğlu MescidiKaramanoğlu beyleri tarafından yapılmış eserlerdir.

Çini sanatı, Türkiye Selçukluları zamanında zirveye çıkmış, Karamanoğulları zamanında da bu durumunu muhafaza etmiştir. Alçı sanatı da aynı kuvvetle devam etmiştir. Karamanoğullarından Alaeddin Ali Bey ve haleflerinin gümüş sikkeleri görülmektedir.

Karamanlı Beyleri Saltanatı

Nure Sufi Bey(?)

Kerimüddin Karaman Bey1256-1262

Şemseddin Birinci Mehmed Bey1262-1277

Güneri Bey1277-1300

Bedreddin Mahmud Bey1300-1308

Yahşi Bey1308-1312

Birinciİbrahim Bey1312-1333

Alaeddin Halil Bey1333-1348

Birinci İbrahim Bey (ikinci saltanatı)1348-1349

Fahrüddin Ahmed Bey1349-1350

Süleyman ve Şemseddin Beyler1350-1351

Burhaneddin Musa Bey1351-1356

Seyfeddin Süleyman Bey1356-1361

Birinci Alaeddin Bey1361-1398

Osmanlı hakimiyeti1398-1402

İkinci Mehmed Bey1403-1418

İkinci Alaeddin Ali Bey1418-1419

İkinci Mehmed Bey (ikinci saltanatı)1419-1423

İkinci Alaeddin Bey1423-1424

İkinciİbrahim Bey1424-1446

Sultanzade İshak Bey ve Pir Ahmed Bey1466-1479

Kasım Bey1479-1483

Turgutoğlu Mahmud Bey1483-1487

Osmanlı fethi1487


02 Mayıs 2014, 22:46
1867 kez okundu

Karamanoğulları Benzer Başlıklar

nedir-tr nedir sitesinde günlük ve güncel kelimelerin açıklamaları ve anlamı Nedir olarak bulunuyor. ayrıca tüm kelimelerin anlamlamına bakmak için sözlük sayfamızdan bakabilirsiniz

Cennet | Cennetkuşu (paradisea) | Cento | Centiyan (gentiana Lutea) | Cerahat |