Kahramanmaraş

İlin Kimliği

Nüfusu: 892.952

Yüzölçümü:14.327 km2

İlçeleri: Merkez, Afşin, Andırın, Çağlayancerit, Ekinözü, Elbistan, Göksun, Nurhak, Pazarcık, Türkoğlu.

İstiklal madalyalı tek ilimiz. Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan ve bir kısmı bu bölgelere ait olan Kahramanmaraş'ın toprakları 27°11' ve 38°36' kuzey enlemleri ile 36°15' ve 37°42' doğu boylamları arasında yer alır. Doğudan Malatya, Adıyaman, Gaziantep; güneyden Adana; batıdan Kayseri; kuzeyden ise Sivas illeri ile çevrilidir. Trafik numarası 46'dır. Dondurması, pirinci, biberi, üzümü, pancarı ile meşhurdur.

İsminin Menşei

Maraş Hitit devrinde meşhur kumandan "Maraj" tarafından kurulmuştur. Asurluların "Markasi" ve Romalıların "Germanikya" dedikleri bu şehre İslam orduları fethedince "Mer'aş" veya "Reaşe", Türkler fethettikten sonra da "Maraş" denildi. "Mer'aş" "titreyen yer" demektir. Nil Vadisi, Lut Gölü, Amik Ovası, Maraş arası zelzele bölgesidir. Bu sebeple Mer'aş denildiği söylenir.

Bölgede pirinç çok ekilir. Bu sebeple bölgede çok sıtma görüldüğünden ve sıtma olanlar titrediği için Mer'aş denildiğini söyleyenler de vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi 7 Şubat 1973 tarihli kanunla bu ile "Kahramanlık" ünvanı verilince, ilin ismi "Kahramanmaraş" olmuştur.

Tarihi

Anadolu'da çok eski devirlerde kurulmuş şehirlerden biri olan Maraş, çeşitli tarihi hadiselere sahne olmuştur. M.Ö. 2000 senesinde Batıdan gelen Hititler bu bölgeye hakim olmuşlardır. Hititli general "Maraj" bugünkü Maraş'ın yakınında kurduğu şehre kendi ismini vermiştir. Maraş bir ara "Gurgun" isimli genç Hitit Devletine başkentlik de yapmıştır. Hititlerin en faal olduğu yerlerden biri olan bu bölgede Hititlere ait çok sayıda eser bulunmuştur.

Eski Babil İmparatorluğunun nüfuzu buraya kadar uzanmıştır.

Asurlular bu bölgeye hakim olunca, şehre "Markasi" ismini verdiler. Asurluların yerine geçen Yeni Babil İmparatorluğu bu bölgeye hakim olamadı. Babil İmparatorluğnu ortadan kaldıran Medler, bölgeye girdiler. M.Ö. 6. asırda Medlerin yerine geçen Persler, Anadolu'nun birçok yeri gibi bu şehri de hakimiyetleri altına aldılar. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Persleri yenerek bütün İran ve Anadolu'ya hakim oldu. İskender'in ölümü ile imparatorluk parçalandı. Bu bölge, Selevkos (Asya)İmparatorluğunun payına düştü. Bir müddet sonra Kapadokya Krallığının eline geçti.

M.Ö. 1. asırda Roma İmparatorluğu bütün Anadolu gibi bu bölgeye de hakim oldu. Romalılar, İmparator Caligula'ya izafeten Maraş şehrine "Germanikya" (Germanikea) ismini verdiler. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu parçalanınca Anadolu ile birlikte Maraş da Doğu Roma (Bizans)nın payına düştü. Bizanslılar devrinde Maraş mühim bir merkezdi. Bizans İmparatoru Üçüncü Leon Maraşlıdır.

Hazret-i Ömer'in halifeliği zamanında 637 senesinde Maraş Halid İbnu'l-Velid emrindeki İslam ordusu tarafından fethedilerek İslam topraklarına katıldı. 746'da Bizanslılar Maraş'ı işgal ettilerse de, ertesi yıl Emeviler Maraş'ı geri aldılar. Abbasiler devrinde Bizanslılar, 754'te Maraş'ı kısa bir müddet işgal ve tahrip ettiler. Yine 778'de Maraş Kalesini muhasara ettiler. Halife Harun Reşid,Maraş yakınlarında Haruniye Kalesini inşa ettirdi. Bu bölgenin savunmasına büyük önem verdi. 877 senesinde İmparator Birinci Basileios şehri muhasara etti, fakat alamadı. 916'da Bizanslıların eline geçerek feci şekilde yağma edildi. Kısa bir müddet sonra Maraş, Müslüman Hamdani emirlerinin eline geçti. Bizanslılar, 949'da Maraş'ı Hamdanilerden aldılar. 952'de yine Müslümanların eline geçti. 962'de Bizans İmparatoru Nikeforos Fokas, Maraş'ı işgal etti. 992'de Türk kumandanı Bengü Tigin,Bizanslılara büyük zarar verdiyse de Maraş'ı geri alamadı.

1071 Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu Fatihi ve Türkiye Selçukluları Devletinin kurucusu Birinci Süleyman Şah başkumandanlığındaki Selçuklu ordusu, Maraş'ı fethetti. Birinci Haçlı Seferinde Maraş ve civarı tekrar elden çıktı. 1097'de Gedefroy de Bovillon kumandasındaki Haçlı ordusu bölgeyi işgal ettikten sonra Maraş'ı piskoposluk merkezi yaptılar. 1100 Haziranında Antakya Prensi Bohemond Malatya'yı işgal için yürürken Maraş Ovasında Danişmendoğlu Gümüş Tigin'e yenildi ve esir düştü. Gümüş Tigin'in bu zaferinden sonra Maraş, Türklerin eline geçti.

Bizans İmparatoru Alexios Komnenos General Butimedes'i göndererek Maraş'ı yeniden işgal ettirdi. Haçlılar devrinde Maraş küçük bir Latin Senyörlüğü idi. Zengi HanedanındanTürk Atabeylerine vergi vererek varlığını devam ettiriyordu. 27 Kasım 1114'te Maraş'ta şiddetli bir zelzele oldu. 40.000 kişi öldü. 1136'da Danişmendoğulları bölgeye geldiler. Fakat Maraş'ı Haçlılardan alamadılar. 1138'de Türkiye Selçukluları Sultanı Birinci Mes'ud, Maraş önlerine gelerek Latin Senyörlüğünü vergiye bağladı. 1149'da İkinci Kılıç Arslan, Maraş'ı yeniden fethederek Türkiye Selçukluları sınırları içine kattı.

1151'de Halep Atabeylerinin eline geçen şehir, Kılıç Arslan tarafından geri alındı. 1156'da Ermeniler Maraş'ı basıp yağma ettiler. 1173'te Sultan İkinci Kılıç Arslan, Maraş'ı yeniden aldı. Bir müddet Zengiler ve Eyyubilerin kontrolünde kalan şehir 1248'de Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yeniden Selçuklulara geçti. Gıyaseddin Keyhüsrev, Emir Hüsameddin Hasan'ı Maraş Valisi tayin etti. Bu zatın oğlu ve iki torunu 50 sene Maraş'ı idare ederek, şehri imar ettiler.

İlhanlıların Anadolu'yu istilasından faydalanan Ermeniler tarafından 1253'te işgal ve tahrip edilen Maraş, İlhanlılara (İran Moğollarına)tabi olmak şartıyla Kilikya Hıristiyanlarının elinde kaldı. O tarihte en güçlü İslam devleti olan Mısır-Suriye Türk Memluk imparatorluğu ordusu, Maraş'ı almak için geldi. 1292'de Maraş'ı geri aldılarsa da, az sonra Hıristiyanlar yeniden Maraş'ı işgal ettiler. 1297'de Maraş tekrar Memluklerin eline geçti. Böylece Maraş'ta Hıristiyan hakimiyeti kesin olarak sona erdi. Moğol istilası sebebiyle Anadolu'ya göç eden Türk boyları, bilhassa Türkmen oymakları Maraş ve civarına iskan edildiler. Bunlardan en kuvvetli boy olan Dulkadiroğulları burada iki asır süren bir beylik kurdular. 10 bey hüküm sürdü (1337-1522). Önceleri Memluk Türk İmparatorluğuna tabi oldular, 1381-1384 arasında Maraş, Memluklerin elinde kaldı. Daha sonra Osmanlı Devletinin yüksek hakimiyetini tanıdılar. Osmanlı Hanedanı ile Akraba oldular. 1449'da şehzade Sultan Mehmed (Fatih), Dulkadiroğullarından Sitti Hatunla evlendi. Sultan İkinci Murad Han'ın annesi de Dulkadiroğullarındandı. Yavuz Sultan Selim Hanın annesi Ayşe Hatun da, Dulkadiroğullarındandır.

Dulkadir Beyi Bozkurt Beyin kızı çok güzeldi. Şah İsmail isteyince inancı bozuk olduğu için ona vermedi. Şah İsmail Maraş'a geldi. Dulkadiroğullarının cesetlerini çıkarıp kemiklerini yaktı. Bozkurt Beyin 1 oğlu ve 3 torununu diri diri kızartıp askerlerine yedirtti. İran Şahı İsmail Safevi'nin Maraş'a yaptığı bu kanlı seferi üzerine Yavuz Sultan SelimHan, ana tarafından dedesinin saltanat sürdüğü Maraş'ı (Dulkadir Beyliğini)Osmanlı Devletine bağladı ve Maraş, beylerbeylik (eyalet) merkezi oldu. Şam, Halep, Gaziantep, Hatay, Urfa, Maraş'a bağlıydı.

Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa isyanında oğlu İbrahim Paşanın 19 ay işgali altında kalan Maraş'ı 1840'ta İbrahim Paşa boşalttı. Tanzimattan sonra Maraş eyalet merkezi durumunu kaybederek sancak merkezi oldu. Bir ara yine eyalet merkezi olduysa da bir müddet sonra Halep vilayetinin üç sancağından biri oldu. Beş kazası vardı. On dokuzuncu asır sonlarında asırlardır devam eden dokumacılık ve dericilik sektörü çöktü. Birinci Dünya Harbi öncesinde Maraş'ın nüfusu 75 binden 33 bine düştü ve bunun çok az miktarı Ermeni idi.

Birinci Dünya Harbinden sonra İngilizler Maraş'ı işgal ettiler ve Fransızlara verdiler. Fransızlar Maraş'taki Ermenileri ve Türkiye dışından, Avrupa'dan getirdikleri Ermenileri silahlandırarak Türklere büyük zulüm yaptılar. Çocuk ve kadınlara kadar silahlanan Maraşlılar, Fransız ve Ermenilere karşı kahramanca savaş vererek son derece üstün silahlara sahib olan düşmanı, Türk vatanından kovdular. 11 Şubat 1920'de Maraş düşman işgalinden kurtuldu.

İstiklal Harbinde Kahramanmaraş'ın kahramanca mücadelesi: Anadolu Fatihi Süleyman Şahın 1071 Malazgirt Zaferinden kısa bir müddet sonra fethettiği Maraş'a Birinci Dünya Harbini müteakip Fransız Yüzbaşı Juli kumandasındaki Fransız işgal birlikleri ve beraberinde getirdikleri silahlı Ermeni çeteleri girdiler. Ermeniler aşırı derecede taşkınlıklar yaptılar. Bu işgal hayali Ermeni devletinin kuruluş hamlesi idi. Söylenenlere göre; Ermeni ileri gelenlerinden Hırlakyan Agop'un konağında Guvernör Andre, bu Ermeninin torunu Helana'ya dans teklif edince, bu Ermeni kız; "Kalede Türk bayrağı dalgalandıkça teklifini kabul etmem." der. Ertesi sabah Türk Bayrağı indirilince halk galeyana gelerek kaleye hücum eder. Fransız askerleri korkup kaçar. Halk Türk Bayrağını yerine asar. İşgalden iki gün sonra işgalci askerler, Uzunoluk semtinde hamamdan çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık ederek; "Burası artık Türklerin değil. Fransız müstemlekesinde örtülü gezilmez!" diyerek kadınların örtülerini almaya çalıştılar. Olayı gören Sütçü İmam; "Durun bre dinsizler, durun bre köpek soyları, bugün namus günüdür." deyip düşmana ilk kurşunu (tabancası ile) sıkarak mücadeleyi başlattı. Bir Fransız Ermenisi öldü, diğerleri kaçtılar. Doktor Mustafa Bey, Avukat Kısakürek Mehmed Ali Bey, Şehid Evliya Muallim Hayrulah Efendi, Türkoğlu Mustafa ve Yusuf Çavuş, Sütçü İmam'a katıldılar.

Cuma namazını kılmaya gelenlere Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca; "Kalesinde bayrağı dalgalanmayan esir bir ülkede Cuma namazı kılmak caiz değil. Sizin damarlarınızdaki asil Türk kanı o bayrağı yerine dikmeye haizdir." diyerek direnişi başlattı. Böylece 21 Ocak 1920 Çarşamba günü başlayan direniş, 11 Şubat 1920'ye kadar devam etti. 22 gün geceli gündüzlü can vererek, kan dökerek kazanılan 11 Şubat Zaferi, tarihte rastlanan şehir savaşlarından apayrı bir özellik ve değer taşır. Kurtuluş Savaşında ilk destanı Kahramanmaraşlılar yazmıştır.

Tarihte "Aslanlar Şehri" olarak bahsedilen Kahramanmaraş, dışardan hiçbir askeri yardım almadan düşman işgaline direnip kurtulduğu için 5 Nisan 1925'te TBMM, Kahramanmaraş'a "Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası" vermiştir.

Kahramanmaraş destanı ile ilgili olarak Gustov le Bon; "Müslümanların bu harpte göstermiş oldukları şecaat ve cesaret, bir filozof için ibret alınacak bir derstir. Çünkü şimdiye kadar dünyayı idare etmiş olan din kuvvetinin, bugün dahi idare etmekte olduğunun bir delilidir." demektedir.

Fiziki Yapı

Kahramanmaraş ili topraklarının % 60'ı dağlarla, % 24'ü plato ve yaylalarla ve % 16'sı ovalarla kaplıdır. Dağlar Güney Torosların devamıdır. Bu dağlar arasında geniş ovalar ve bol Akarsular yer alır.

Dağları: Kahramanmaraş topraklarının % 60'ını kaplayan dağlar genellikle Güneydoğu Torosların uzantılarıdır. En yüksek noktası Nurhak Dağlarındadır (3081 m). Başlıca dağları şunlardır: Binboğa Dağları (2907 m), Engizek Dağı (2814 m), Ahır Dağı (2301 m), Koç Dağı (2547 m), Salavan Dağı (2370 m), Deli Hübek Dağı (Ayırmekan Tepe 2907 m).

Maraş ilinde dağların çoğu akarsularla parçalanmış plato ve yaylalardan meydana gelir. Yaylaların çoğu kuzeydedir. Güneyde de vardır. Başlıcaları şunlardır: Çalıpalma, Üçkuyu, Yavşan, Binboğa, Başkonuş, Gonan, Yedikuyu, Karagöl, Çevirmi yaylalarıdır.

Ovaları: Ovaların çoğu Ceyhan Nehri Vadisi boyunca uzanırlar. Maraş Ovasının uzunluğu 40 km, genişliği 20 kilometredir. Ahır Dağı ile Çimen Dağı arasında yer alır. Elbistan Ovasının uzunluğu 50 km, genişliği 20 km olup, yüksekliği 1000-1200 m arasındadır. Binboğa, Nurhak, Engizek ve Berit dağları ile çevrilidir. Göksu Ovasının uzunluğu 30 km, genişliği 20 kilometredir. Göksün Çayı ile sulanır. Diğer ovalar; Andırın, Afşin ve İnekli, Türkoğlu, Narlı, Elbistan, Mizmilli'dir.

Akarsuları: İlin en önemli akarsuyu Ceyhan Nehridir. Diğer akarsuların hepsi Ceyhan Nehrine karışır. Ceyhan Nehri, Elbistan ilçesinin Pınarbaşından çıkar. Elbistan ortasından geçerek Kahramanmaraş'ı kuzeyden güneye kateder. Göksun Çayı, Binboğa Dağlarından çıkar. Uzunluğu 138 km olup, Ceyhan Nehrine karışır.

Aksu Çayı, Engizek Dağının eteklerinde Küçükçerit köyü yakınındaki bir pınardan çıkarak, dar ve derin boğazlardan geçerek Kahramanmaraş'ın batısıdan Ceyhan'a karışır. Bunların yanında il sınırları içinde uzunluğu 100 kilometreden az olan pekçok dere ve çay vardır. Bunlar; Erkenez, Karaçay, Deliçay, Öngüt, Körsulu, Peynirdere, Kerhan, Kırkgöz, Üzücek, Başpınar, Andırın, Çırlak, Darıovası, Keşiş, Söğütlü, Hurman, Nargile, Nurhak, Göksun-Kömür, Çukurhisar, Kayagözü, Mizmızlı, Bağlama, Taşbiçme ve Gökpınar'dır.

Göller: İlde tabii göl yoktur. Bataklık halindeki Gölbaşı ve Gavur Gölü kurutularak tarıma elverişli hale getirilmiştir. Aksu Çayı üzerinde kurulan Kartalkaya Baraj Gölü 57 m yükseklikte ve 195 milyon m3 su kapasiteli olup, 27.000 hektar alanı sulamakta kullanılır. 1989'da yapımı tamamlanan Ceyhan üzerindeki Menzelet Barajı ile 178.000 hektara yakın toprak sulanmakta ve 124.000 kw elektrik elde edilmektedir. 2 milyar m3 su kapasitelidir. Sır Barajının yapımı 1990 yılında tamamlandı ve 1991'de elektrik üretimi başladı. Ayrıca Kandil, Karakuz, Düzkesme, Kılavuzlu, Ayvalı, Adatepe barajları yapılmaktadır.

İklim ve Bitki Örtüsü

İklimi: İlin güneyinde Akdeniz iklimi, kuzeyinde ise sert olmayan kara iklimi görülür. Yağış ortalaması 723 milimetredir. Yılın 40 gününde ısı 0°C'nin altında ve 120 gün 30°C'nin üstünde seyreder. Toprağın karla örtülmesi genel olarak bir haftayı geçmez. Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer. Kartalya, Menzelet ve Sır barajlarında su toplanması ile Kahramanmaraş'ta nem ve yağış oranında değişme olmuştur.

Bitki Örtüsü: İl topraklarının % 42'si orman ve fundalıklarla, % 27'si ekili-dikili alanlarla, % 24'ü çayır ve mer'alarla kaplıdır.

Dağların çoğu orman ve makiliktir. Andırın ve Elbistan ilçlerinde orman alanları zengindir. Ovalar bozkır görünümündedir. Ormanlarda çam, meşe, kayın, ardıç, sedir, köknar ve şimşire rastlanır.Zeytinlik ve bağları oldukça geniş yer tutar.

Ekonomi

Kahramanmaraş ekonomisi tarıma ve tarıma dayalı imalat sanayii ile ticarete dayanır. Faal nüfusun % 80'i tarım, ormancılık, hayvancılık ve avcılıkla uğraşır. Gayri safi hasılanın yarısı tarımdan elde edilir.

Tarım: İl topraklarında çeşitli tarım ürünleri yetişir. Başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, pirinç çavdar, mahlut, nohut, fasülye, şekerpancarı ve pamuktur.

Başta üzüm olmak üzere pekçok meyve yetişir. Üzümü meşhurdur. Yetişen diğer meyveler ise çilek, elma, kayısı, armut, zeytin, dut, antepfıstığı, fındık, yerfıstığı ve çamfıstığıdır.

İlde sebzeler arasında en çok domates, biber, lahana, soğan, kabak ve hıyar yetiştirilir. Kahramanmaraş'ın kırmızı biberi meşhurdur. İlde modern tarım araçları, sulama ve gübreleme yaygınlaşmıştır. Türkiye'nin biber tarlası ve çeltik deposudur.

Hayvancılık:Kahramanmaraş çayır, mer'a ve yayla bakımından zengindir. İl sınırları içinde koyun, sığır ve kıl keçisi beslenir.Kümes hayvancılığı gelişmektedir. 30 bin civarında arı kovanı bulunmaktadır. Menzelet, Kartalkaya, Sır Baraj göllerinde ve Tekirsuyu'nda Alabalık, aynalı sazan, yayın ve kefal balıkları avlanır.

Ormancılık: Kahramanmaraş orman bakımından zengin sayılır. 470 bin hektar orman ve 130 bin hektar fundalık olarak 600 bin hektar orman varlığı vardır.Senede yaklaşık 200 bin m3 sanayi odunu ile 50 bin ster yakacak odun ve 500 ton reçine elde edilir.

Madenleri: Kahramanmaraş maden bakımından çok zengindir. Barit, Türkoğlu ilçesinde çıkarılmaktadır. Elbistan'ın Bıçakçılar, Murata ve Nargele köylerinde demir yatakları vardır. Afşin-Elbistan arasında 100 km2lik bir sahada düşük kalorili linyit yatakları mevcuttur. Çıkarılan linyit kömürü Türkiye'nin en büyük kamu yatırımlarından olan Afşin-Elbistan Termik Santralinin 1984'te devreye giren ünitelerinde kullanılmaktadır. Linyit rezervi 3,5 miyar tondur. Ülkenin en zengin linyit havzasıdır. Göksun ilçesinde zengin mermer yatakları bulunur. Türkiye'nin en zengin çimento toprağı bu bölgededir.

Kahramanmaraş'ta ayrıca krom, maden kömürü, çinko, bakır, mangenez, manyezit, talk, oniks, kurşun, grafit, amyant ve pirit madenleri de çıkarılır.

Sanayi: Kahramanmaraş sanayii yeni yeni gelişmektedir. 1986'da kalkınmada öncelikli bölgeler içine dahil edilmesiyle fabrikaların sayısı hızla arttı. Sanayi tarıma dayalıdır. Afşin-Elbistan Termik Santralı ile ilde sanayi gelişmektedir. 10 kişiden az işçi çalıştıran sanayi iş yeri 1200 ve 10 kişiden fazla çalıştıran iş yeri 100'e yakındır. Başlıca sanayi kuruluşlarıSümerbankPamuklu Dokuma Sanayii, iplik fabrikaları, penye dokuma fabrikaları, çelik tencere ve çaydanlık fabrikaları, SEK'in peynir ve tereyağ fabrikası, kiremit-tuğla fabrikaları, un yem, yağ, dokuma, iplik, pres ve çırçır fabrikaları, alüminyum ve bakır, mermer, kırmızı biber, sunta, plastik ve çimento fabrikalarıdır.

Bir milyon m2lik bir sahaya 1973'te temeli atılan sanayi sitesinde 600 iş yeri tamamlanmıştır. Afşin-Elbistan Termik Santralı tam kapasiteyle çalışmaya başladığında senede 8,1 milyar kwh elektrik üretecektir.

Ulaşım: Kahramanmaraş karayolu ve demiryolu bakından önemli bir kavşak noktasıdır. Karayolu ile Antakya, Gaziantep, Urfa, Mersin, Adıyaman, Diyarbakır, Siirt, Malatya, Elazığ, Kayseri ve Ankara illerine bağlanmaktadır. 390 km'lik devlet ve 425 km'lik il yolu vardır. Andırın ve Çağlayancerit hariç bütün ilçeler il merkezine asfalt yolla bağlıdır.

Demiryolu: 1948'de Maraş Garı Köprüağzından ayrılan 28 km'lik bir hat ile Haydarpaşa-Kurtalan hattına bağlanır. İl sınırları içinde Narlı yakınlarından ikiye ayrılan demiryolunun bir kolu Gaziantep'e diğeri ise Malatya'ya uzanır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Nüfusu: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 892.952 olup, 407.215'i il ve ilçe merkezlerinde, 485.737'si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 14.327 km2 olup, nüfus yoğunluğu 62'dir.

Örf ve adetleri: Kahramanmaraş'ın tarihi Anadolu'da ilk siyasi birliği kuran Hititlerden başlar. Hititlerden bu yana bölgeye birçok millet ve medeniyet hakim olmuştur. 637'de İslam Orduları ve 1071'den sonra Türkler tarafından fethedilen bu şehir, pekçok defa el değiştirmesine rağmen Türk-İslam kültürü ile yoğrulmuştur. 1297'den sonra Hıristiyanların hakimiyeti tamamen sona eren ve Yavuz Sultan Selim Han tarafından kesin olarak Osmanlı Devletine katılan Kahramanmaraş'ta Türk-İslam kültürü, örf ve adetler ve her çeşit sosyal müesseselerde hakim olmuş diğer kültürler unutulmuştur.

Halk edebiyatı: Kahramanmaraş halk edebiyatı bakımından zengin bir ilimizdir. Çok sayıda halk şairi yetişmiştir. Hezari, Şirazi, Şazi ve Derdi çok meşhurlarıdır. Kahramanmaraş atasözleri, manileri, tekerlemeleri ve bilmeceleri bakımından da zengindir.

El sanatları: Kahramanmaraş'ta bakırcılık, ahşap oymacılığı, ayakkabı imalatı, kilim dokumacılığı, mobilyacılık, dericilik, köşkerlik (yemeni tamirciliği), sim, sırma, kuyumculuk ve genç kızların "dival" nakışı meşhurdur.

Kıyafet: Kadınlar başa oyalı yazma veya poşu takarlar, fistan, üç etekli zıbın ve üzerine "sermare" denilen cepken, aba giyilir. Bele ise "belek" denilen kuşak sarılır. Ayağa topuklu ayakkabı giyilir. Erkekler de başa açık renkli keçe külah giyerler ve üzerine poşu takarlar. Sırtta beyaz mintan, simle işlemeli cepken, aba, şalvar, şalvarın yan taraflarında sırmalı Maraş işi bulunur. Bele poşu, poşu üzerinde deri üzerine sırma ile motifler işlenmiş kuşak takılır. Ayağa yün çorap ve yemeni giyilir.

Halk oyunları ve müziği: Doğu Anadolu'nun oyun ve müziği hakimdir. Halay havaları, cengi, Köroğlu oyunları oynanır. Türküleri oldukça fazladır. Ağıtlar, kına havaları, güzelleme ve öğütleri çoktur. Başlıca oyunları Maraş Üçayağı, Demircioğlu, Bir Evde İki Gelin, Maraş Ağzı, Pekmez Oyunu, Ağır Hava, Comulu, Çamdan Sakız Akıyor, Çoban,Türkmen Halayı, Çelebi Halayı, Zayak ve Kelek'tir.

Mahalli yemekleri: Tirşik çorbası, Tarhana çorbası, ekşili çorba, mercimek çorbası, pıtpıt lapası, bulamaç, simit köftesi, kısır, içli köfte, patlıcan musakka, yoğurtlu kebab, havuçlu Maraş pilavı, peynirli börek, peynir helvası, un helvası, ballı börek, harmanda baklavası.

Maraş dondurması Türkiye ve Türkiye dışında meşhurdur. Dondurma yapımında kullanılan sahlep özel olarak toplanıp öğütülür. Dondurma dibekte döğülerek yapılır. Sütten yapılan kaymaklı dondurma sakız gibidir. Çiğ köfte Güneydoğu Anadolu'nun ortak zevkidir. Kahramanmaraş çiğ köftesi farklıdır. Taze siyah et, taze çekilmiş bulgur, bol baharat ve kırmızı biber ile usta bir yoğurucu tarafından yapılır. Yörede çiğ köfte yapılırken deyiş olarak söylenen şu şiir meşhurdur:

ÇİĞ KÖFTE

Çiğ köfteler ne acıAyran bunun ilacıÇok yoğur gelin bacıİlle de canım çiğ köfte

Çiğ köfteler dama kaçtıAyran peşine düştüÇok yedim karnım şiştiİlle de canım çiğ köfte

Çiğ köfteyi yoğuranYemez bunu doğuranBol ayran, tere, soğanİlle de canım çiğ köfte

Çiğ köftenin bulguruBoğazdan geçmez kuruBacım ayranın duruİlle de canım çiğ köfte

Servi kavak uzun uzunYaprakları düzüm düzümNe sulu ki iki gözümİlle de canım çiğ köfte

Spor: Ata sporu güreşimize yıllardır eleman yetiştiren illerimizin başında Kahramanmaraş gelir. Haydar Pehlivan, Kasap Kara Ali ve Mağralı Ökkeş meşhurdur. Unutulan şalvar güreşi ile karakucak güreşinin yeniden gelişmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Karakucak Güreş Festivali bu çalışmalardan biridir.

Eğitim: Kahramanmaraş'ta okulsuz köy yoktur. Okuma-yazma oranı % 80'e ulaşmıştır. İlde 25 anaokulu, 965 ilkokul, 85 ortaokul, 8 mesleki ve teknik ortaokul, 26 lise, 13 mesleki ve teknik lise vardır. 1993'te öğretime başlayan Sütçü İmam Üniversitesinde Fen-Edebiyat, ziraat, Orman, Tıp, Tekstil fakülteleri vardır. Ayrıca Elbistan ilçesinde Malatya İnönü Üniversitesine bağlı bir Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.

İlçeleri

Kahramanmaraş'ın biri merkez olmak üzere on ilçesi vardır.

Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 360,481 olup, 228.129'u ilçe merkezinde, 132.352'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 77, Süleymanlı bucağına bağlı 10, Yeniköy bucağına bağlı 13 köyü vardır. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Kuzeybatısında Ahır Dağı yer alır. Başlıca akarsuları Ceyhan Nehri ve Aksu Çayıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, pamuk, kırmızı biber, buğday, arpa ve sebzedir. İplik dokuma, un, yağ, çırçır, çelik tencere, konfeksiyon fabrikaları, çeltik ve biber işleme atölyeleri başlıca sanayi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi, Maraş Ovasının kuzeyinde Ahır Dağının güney eteklerinde meyilli bir arazide kurulmuştur. En alçak yeri denizden 580 m yükseklikte olup en yüksek yeri ise 660 metredir. Kayseri-Gaziantep karayolu ve Adana-Elazığ demiryolu ilçeden geçer.

Afşin: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 99.321 olup, 28.524'ü ilçe merkezinde 70.797'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 35, Tandır bucağına bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 1387 km2 olup, nüfus yoğunluğu 72'dir. İlçe toprakları Elbistan Ovası ve batısında yer Alan Binboğa Dağlarından meydana gelir. Güneydoğu Torosların kuzeye uzanan kollarında platolar görülür. Güneydoğusunu Afşin Ovası kaplar, ovayı Ceyhan Irmağı ve kolları sular.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri nohut, şekerpancarı, ayçiçeği, patates ve meyvedir. Sulanabilen yerlerde fasulye yetiştirilir. En çok koyun ve sığır beslenir.

İlçe merkezi Binboğa Dağlarının güney eteklerinde kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1180 metredir. Tarihi eserler bakımından zengindir. Elbistan'a bağlı bucakken 1944'te ilçe oldu. Eski isimleri Efsus ve Yarpuz'dur. İl merkezine 145 km mesafededir.

Andırın: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 44.337 olup, 7506'sı ilçe merkezinde, 36.831'i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 43, Çokak bucağına bağlı 6 köyü vardır. Yüzölçümü 1178 km2 olup, nüfus yoğunluğu 38'dir. İlçe toprakları dağlıktır. Kuzeybatısında Nur ve Gavur Dağları adlarıyla da bilinen Amanos Dağları yer alır. Amanos Dağlarında platolar vardır. Başlıca akarsuları Andırın ve Keşiş çaylarıdır. Geben Ovası hariç düz arazi yok denecek kadar azdır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, nohut, pamuk, karpuz, yerfıstığı, çilek, fındık ve ayçiçeğidir. Meyvecilik ve sebzecilik yaygın olarak yapılır. Yüksek kesimlerde yaylacılık yoluyla küçükbaş hayvan beslenir. Ormancılık son zamanlarda gelişmektedir.

İlçe merkezi, Andırın Suyu Vadisinde kurulmuştur. Denizden 1050 m yüksekliktedir. İlçe halkı İstiklal Harbinde Hafız Efendinin teşvikiyle öküzlerini satıp silah alarak Maraş'ın kurtuluş mücadelesine katılmışlardır. 1863'te ilçe olan Andırın'ın belediyesi 1953'te kurulmuştur.

Çağlayancerit: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 26.914 olup 10.435'i ilçe merkezinde, 16.479'u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 14 köyü vardır. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Güneybatısında Ahır Dağı yer alır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri fasulye, buğday, arpa, mercimek ve nohuttur. Meyvecilik gelişmiştir. Elma, badem, ceviz, kiraz, kayısı, şeftali ve vişne en çok yetiştirilen meyvelerdir. İlçe merkezi Ahır Dağının kuzeydoğu eteklerinde kurulmuştur. Merkez ilçeye bağlı belediyelik bir köyken 19 Haziran 1987'de 3392 sayılı kanunla ilçe oldu.

Ekinözü: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.633 olup 8184'ü ilçe merkezinde 13.449'u köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Güneydoğusunda Salavan Dağı, batısında Berit Dağı, güneyinde Engizek Dağı yer alır.

Ekonomisi, tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı, ayçiçeği, nohut, fasulye, sebze ve meyvedir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçede bulunan içmeler önemli gelir kaynağıdır. İlçe merkezi Savan Dağının kuzeybatı eteklerinde bir dere vadisinde kurulmuştur. Elbistan'a bağlı belediyelik köy iken 9 Mayıs 1990'da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Elbistan: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 112.024 olup, 54.741'i ilçe merkezinde, 57.283'ü köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları akarsularla parçalanmış bir düzlük ve bunun etrafında yer alan dağlardan meydana gelir. Doğusunda Nurhak, güneyinde Engizek ve Berit, kuzeyinde Hezanlı Dağı, orta kesimde Elbistan Ovası yer alır. Ova ile dağlar arasında platolar vardır. Başlıca akarsuyu olan Ceyhan Nehri ilçe yakınlarındaki Pınarbaşı'ndan doğar.

Ekonomisi tarıma ve sanayiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, lahana arpa, şekerpancarı, ayçiçeği, nohut, fasülye, sebze ve meyvedir. Antepfıstığı yetiştiriciliği gelişmektedir. Yüksek kesimlerde hayvancılık yapılır. En çok koyun beslenir. Dağlık kesimlerde daha çok kıl keçisi, ovada ise sığır besiciliği yaygındır. İlçe merkezinde şeker ve tuğla fabrikası bulunur. Elbistan ile Afşin arasında düşük kaliteli linyit yatakları vardır. Türkiye'nin en büyük termik santralı olan Afşin-Elbistan Termik Santrali bölgeden çıkarılan linyit ile çalıştırılır.

İlçe merkezi ovanın güneyinde, Şar Dağı eteğinde, kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1115 metredir. Dulkadiroğulları Beyliğine başkentlik yapmıştır. Memluk İmparatoru Sultan Baybars İlhanlıları burada yenmiştir. 1507'de Şah İsmail ilçede korkunç tahribat ve katliam yapmıştır. Afşin-Elbistan Termik Santrali ilçenin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. İlçe belediyesi 1885'te kurulmuştur. İl merkezine uzaklığı 163 kilometredir.

Göksun: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 70.616 olup, 22.847'si ilçe merkezinde 47.769'u köylerde yaşamaktadır.Merkez bucağına bağlı 43, Çardak bucağına bağlı 8 köyü vardır. Yüzölçümü 1920 km2 olup nüfus yoğunluğu 37'dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Batısında Dibek Dağı, kuzeyinde Binboğa Dağları, Binboğa Dağlarının doğu kısmında ise platoluk alan yer alır. Başlıca akarsuyu Göksun Irmağıdır.

Ekonomisi tarıma bağlıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, fasülye, nohut, elma ve üzüm olup, ayrıca az miktarda arpa, mercimek, antep fıstığı ve kayısı yetiştirilir.Hayvancılık ekonomik açıdan ikinci derecede yapılır. En çok kıl keçisi ve koyun beslenir. İlçe topraklarında alüminyum, mermer yatakları ve demir yatakları vardır. Orman bölgesinde olduğundan kereste fabrikaları mevcuttur.

İlçe merkezi Göksun Ovasında Terbüzek Çayı kenarında kurulmuştur. Kahramanmaraş-Kayseri karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 94 km mesafededir. Denizden yüksekliği 1240 metredir. İlçe belediyesi 1908'de kurulmuştur.

Nurhak: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 14.990 olup, 7087'si ilçe merkezinde, 7903'ü köylerde yaşamaktadır. İlçe toprakları orta yükseklikte dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Kuzeyinde Nurhak Dağları yer alır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı, ayçiçeği, sebze ve meyvedir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvancılık yapılır. En çok koyun ve kıl keçisi beslenir. Ovalarda sığır besiciliği yapılır. İlçe merkezi, NurhakDağlarının güney eteklerinde kurulmuştur. Elbistan'a bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990'da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.

Pazarcık: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 81.644 olup, 25.154'ü ilçe merkezinde 56.490'ı köylerde yaşamaktadır.Merkez bucağına bağlı 57, Nazlı bucağına bağlı 34 köyü vardır. Yüzölçümü 1938 km2 olup, nüfus yoğunluğu 42'dir. İlçe toprakları yüksek olmayan dalgalı düzlüklerden meydana gelmiştir. Kuzeyinde Ahır Dağı yer alır. Başlıca akarsuları Aksu ve Karasu Çayıdır. Aksu Çayı üzerinde sulama gayeli bir baraj vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, pamuk, şekerpancarı, antepfıstığı ve arpa olup ayrıca az miktarda elma, kayısı ve baklagiller yetiştirilir. İlçe topraklarında Mangenez ve tuğla-kiremit hammaddesi ihtiva eden maden yatakları vardır.

İlçe merkezi Aksu Vadisinde Gani Dağları eteklerinde Kartalkaya Baraj Gölü kıyısında kurulmuştur. Adana-Malatya demiryolu ile Adayıman-Malatya karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 48 km mesafededir. Belediyesi cumhuriyetten önce kurulmuştur.

Türkoğlu: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 60.992 olup, 14.608'i ilçe merkezinde, 46.384'ü köylerde yaşamaktadır.Merkez bucağına bağlı 34 köyü vardır. Yüzölçümü 688 km2 olup, nüfus yoğunluğu 89'dur. İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir. Batısında Amanos ve Gavur dağları yer alır. Başlıca akarsuyu Aksu Çayıdır. Dağlık bölgeler ardıç, köknar, kızılçam ve sedir ormanları ile kaplıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, üzüm, pamuk, şekerpancarı, antepfıstığı, çamfıstığı, arpa, kırmızı biber ve soya olup, ayrıca az miktarda zeytin, elma, nohut, mercimek ve kayısı yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiş olup, daha çok büyükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe topraklarında barit ve tuğla kiremit hammaddesini ihtiva eden maden yatakları vardır. İlçede tuğla, yağ, çırçır, demir çekme fabrikaları mevcuttur.

İlçe merkezi Adana-Kahramanmaraş karayolu ve Adana-Malatya demiryolu üzerinde yer alır. İl merkezine 20 km mesafededir. Denizden yüksekliği 475 metredir. Eski ismi Eloğlu'dur. İlçe belediyesi 1960'da kurulmuştur.

Tarihi Eserler ve Turistik Yerleri

Kahramanmaraş tabii güzellikleri ve tarihi eserleri çok olan bir ilimizdir. Fakat tarihi eserlerden çok az bir kısmı kullanılır vaziyettedir.

Ulu Cami: Dulkadiroğullarından Alaüddevle bin Süleyman tarafından 1496'da yaptırılmıştır. Ekmekçi Mahallesindedir. Caminin ahşap işleri ve süslemeleri çok güzeldir.Mihrabı bitki ve geometrik motiflerle süslüdür. Minare renkli taş süslemeli ve Memluklü tarzındadır.

Hatuniye Camii: Yavuz Sultan Selim'in büyükannesi ve Alaüddevle'nin hanımı Şemsi Sultan tarafından yaptırılmıştır. Pencere demirleri dövme demirden yapılmış olup, büyük bir sanat eseridir. Son cemaat yerinin solunda bir türbe bulunmaktadır.

İklime Hatun Mescidi: Alaüddevle'nin kızı İklime Hatun adına 1549'da yaptırılmıştır. Yanında bir türbe vardır. Kare planlı mescidin kubbesi yıkılmıştır.

Ulu Cami: Elbistan ilçesindedir. On altıncı asırda Osmanlılar devrinde yapılmıştır. Minaresi kesizgen tabanlı ve silindirik gövdelidir.

Taş Mescid ve Medrese: Alaüddevle'nin kızı adına yapıldığı tahmin edilen yapının kitabesi yoktur. Medrese dörtgen planlı açık avlu çevresinde sıralanmış bölümlerden meydana gelmektedir. Yanında mescid ve türbe olup, türbede dört kabir vardır. Medrese Hafız Ali Efendi İlmi Eserler Kütüphanesi ve mescid olarak kullanılmaktadır.

Eshab-ı Kehf Külliyesi:Afşin ilçesine 7 km uzaklıkta cami, ribat ve kervansaraydan meydana gelen bu külliye Eshab-ı Kehf'in makamları olarak kabul edilir.

Ceyhan Köprüsü: Eski Kahramanmaraş-Göksun yolunda Ceyhan Nehri üzerinde kurulmuştur. On dört veya on altıncı asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. 150,60 m uzunluğunda altı gözlü bir köprüdür. Çeşitli devirlerde yapılan tamirler yüzünden orijinal yapısı kaybolmuştur.

Maraş Kalesi: Şehrin ortasındadır. Hititler zamanında yapılan yığma tepe (Höyük) üzerine M.Ö. 8. asırda yapılmıştır. Yıkık kalenin duvarları onarılmıştır. Eskiden Maraş Müzesi bu kaleydi.Hitit, Roma ve Osmanlı devirlerine ait eserler sergilenmektedir.Selçuklular tarafından tamir ettirilmiş olan kaleye Kanuni Sultan SüleymanHan cami yaptırmış ve kaleyi onartmıştır. Kanuni devrinde kalede 10 adet ev bulunuyordu. İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunan Hitit "Maraş Arslanı" heykeli bu kaleden alınmıştır. Kalede dört arslan bulunuyordu. Üçü kayıptır.Kale 128 x 60 = 7680 m2 sahayı kaplar ve duvar kalınlığı 160 santimetredir. Kalede bugün park vardır.Kale ile Çukurhamam arasında tünel yer alır.

Sütçü İmam Anıtı: Kurtuluş Savaşı sırasında Türk kadınlarına sarkıntılık yapan Fransız askerini öldüren ve böylece düşmana karşı direnişi başlatan Sütçü İmam hatırasına şehit edildiği yere 1936'da dikilmiştir. Kitabesinde; "31 Teşrin 1920'de Sütçü İmam, Türk namusunu burada silahıyla korudu, 1936" yazılıdır.

Meryem Çil Kalesi: Andırın'dadır. Efsanelere konu olmuştur.

Köroğlu Kalesi: Pazarcık'ta ve Aksu Vadisi üzerinde, Abbasiler tarafından Toroslardan gelecek Bizans saldırılarına karşı sekizinci asırda yapılmıştır.

Hurman Kalesi: Afşin yakınlarındadır. Romalılar devrinden kalmıştır.

Kız Kulesi:Elbistan ilçesinin Kale köyünde bir tepe üzerindedir. Kaleden günümüze sadece burç kalıntıları ulaşmıştır. Ortaçağlara aittir. Hitit Mezarları: Ahırdağ eteklerindedir. Karahöyük: Elbistan'da olup Hititlere ait yerleşme merkezidir. Mamut İskeleti: Gavur Gölü kurutulurken, taşlaşmış çok eskiden yaşayan "mamut" iskeleti bulunmuştur. Kırk Mağaralar: Pazarcık'tadır. Yılanlı Mağara: Pazarcık-Ufacıklı köyü yakınındadır. Göksun Kalıntıları: İlçeye bağlı 5 km uzaklıktadır. Taban mozaikleri, kilise kalıntıları ve kral mezarları vardır. Çamurlu ve Değirmendere köylerinde ise çok miktarda Oyma Taş Mağaraları çeşitli devirlere ait kale kalıntıları ve antik çağa ait eserler bulunur.

Mesire yerleri: Kahramanmaraş'ta tabii güzellikler çoktur. Başlıcaları şunlardır:

Güvercinlik:Maraş-Kayseri karayolu üzerinde il merkezine 15 km uzaklıktaki güzel bir mesire yeridir. Güvercinlik Barajının yakınında yerden kaynayan suları vardır.

Ali Kayası: Maraş-Kayseri karayolu üzerinde il merkezine 25 km mesafede, görünüşü çok heybetli 150 m yükseklikte dimdik bir kara taş kütlesidir. Menzelet Barajının dolmasıyla yarısı sular altında kaldı.

Fırnız: Etrafı ormanlarla kaplı bir vadidir. Vadiden akan suyun etrafı güzel bir dinlenme yeridir. Suda tatlı alabalık bulunur.

Tekir: Çam ve ardıç ormanları ve bol akarsuları ile güzel bir mesire yeridir. Ardıç, ismi verilen pınarın suyu meşhurdur. Yakınında bulunan Delihübek Dağının balı ile Tekir Çayının alabalığı meşhurdur.

Çınar Geçidi:Andırın ilçesine 4 km uzaklıkta orman içi dinlenme yeridir. Soğuk suları meşhurdur.

Döngele Mağaraları: Maraş-Kayseri yolu üzerinde, il merkezine 35 km uzaklıktadır.Mağaralarda eski devirlere ait kalıntılar ile soğuk kaynak suları vardır.Kaynak suları mağara eteğinde Tekir Çayını meydana getirir.Türkiye'nin en nefis alabalıkları bu çayda bulunur. Çevrede turistik tesisler vardır.

Kumaşır Gölü: Maraş-Adana yolu üzerinde il merkezine 9 km uzaklıktadır. Suyu pırıl pırıl, balığı bol, etrafı yemyeşildir.

Kaplıca ve Ilıcaları: Kahramanmaraş'ta bulunan şifalı sulardan yeterince faydalanılmamaktadır.

Ekinözü (Cela) İçmeleri: Elbistan'a 25 km uzaklıkta Ekinözü ilçesindedir. Tesisleri mevcut olan kaplıcanın suları metabolizma hastalıklarına, şişmanlık ve gut hastalığına, safra kesesi, karaciğer, mide ve barsak hastalıklarına iyi gelmektedir. Böbrek taşlarını düşürmekte de faydalanılır.

Hopur İçmesi: Kahramanmaraş'ın Merkeze bağlı Şerefoğlu köyü yakınlarındadır. Suyu ve çamuru deri hastalıklarına, böbrek taşlarını düşürmeye ve iç hastalıklarına iyi gelmektedir.

Zeytin Kaplıcası: Süleymanlı bucağına bağlı Ilıcaköy kasabasında bulunan kaplıcanın suyu romatizma ve deri hastalıklarına faydalı olmaktadır.

DöngelKaplıcası: Döngel köyüne 2 km uzaklıkta yer alan kaplıcanın suyu romatizmal hastalıklara ve çeşitli deri hastalıklarına iyi gelmekteydi. 1990 senesinde Sır Barajında su toplanması ile kaplıca sular altında kaldı.


02 Mayıs 2014, 22:32
1934 kez okundu

Kahramanmaraş Benzer Başlıklar

nedir-tr nedir sitesinde günlük ve güncel kelimelerin açıklamaları ve anlamı Nedir olarak bulunuyor. ayrıca tüm kelimelerin anlamlamına bakmak için sözlük sayfamızdan bakabilirsiniz

Rodyum | Roka (eruca Sativa) | Roket | Roma | Roma Hukuku |